Reklam
Reklam

"Anadolu coğrafyası çok özel ve etkili bir mutfağa sahip"

Anadolu Halk Mutfakları Derneği Başkanı Şahin: - "Çok zengin bir mutfağımız var. Tahıllardan deniz ürünlerine, tatlılardan zeytinyağlılara kadar çeşidimiz çok. Diğer ülkeler bizim gelişmemizi beklemiyor, onlar da ileri yürüyor. Dolayısıyla aradaki farkı kapatabilmek için çok daha hızlı ve güçlü davranmak zorundayız"

"Anadolu coğrafyası çok özel ve etkili bir mutfağa sahip"

Anadolu Halk Mutfakları Derneği Başkanı Şahin: - "Çok zengin bir mutfağımız var. Tahıllardan deniz ürünlerine, tatlılardan zeytinyağlılara kadar çeşidimiz çok. Diğer ülkeler bizim gelişmemizi beklemiyor, onlar da ileri yürüyor. Dolayısıyla aradaki farkı kapatabilmek için çok daha hızlı ve güçlü davranmak zorundayız"

"Anadolu coğrafyası çok özel ve etkili bir mutfağa sahip"
17 Ekim 2017 - 14:31

Anadolu Halk Mutfakları Derneği Başkanı Adnan Şahin, "Çok zengin bir mutfağımız var. Tahıllardan deniz ürünlerine, tatlılardan zeytinyağlılara kadar çeşidimiz çok. Diğer ülkeler bizim gelişmemizi beklemiyor, onlar da ileri yürüyor. Dolayısıyla aradaki farkı kapatabilmek için çok daha hızlı ve güçlü davranmak zorundayız." dedi.

Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin gastronomi alanında hak ettiği yerde olmadığını vurguladı.

Türk mutfağının farklı lezzetlerinin dünyanın en ünlü restoranlarının menülerinde yer bulması gerektiğini belirten Şahin, bu coğrafyanın birçok uygarlığı ve kültürü barındırdığına işaret etti. 

Şahin, "Kendi kendimize 'Dünyanın en iyi üçüncü mutfağıyız' diyoruz ama korkarım öyle değiliz. Bunun göstergesi ortada yok. Dünyanın önemli restoranlarında, farklı ülkelerde Türk mutfağı denildiğinde maalesef gerçek Türk mutfağını bulmakta zorlanıyoruz. Anadolu coğrafyası çok daha özel, güzel ve etkili bir mutfağa sahip." diye konuştu.

Uzun yıllar Türk mutfağının dünyaya tanıtımında başarısızlık yaşandığını söyleyen Şahin, şöyle devam etti:

"İki yıldır Kültür ve Turizm Bakanlığının, Türk mutfağının dünyaya tanıtılmasında özel gayreti var. Ciddi özveride bulunuyorlar. Bunun en somut göstergesi de bu seneki 3. Turizm Şurası'nda 'Gastronomi' başlığının açılmış olması. Şurada gastronomi başlığı altında, 'Gastronomik turizmi nasıl çeşitlendirebiliriz, hangi mecralarda olmalıyız, nasıl görünür oluruz ve dünya bizi hangi yönlerimizle kabul eder' gibi birçok başlık masaya yatırılacak."

- Çin'de 2018 "Türk yılı"

"Türkiye'deki yerel yöneticiler de gastronominin sadece yemek yemek, karın doyurmak olmadığının, bundan çok daha fazlası olduğunun farkına varmalı." diyen Şahin, Türk mutfağının doğru tanıtımıyla ekonomiye büyük katkı sağlanabileceğini vurguladı.

Şahin, 2018'in Çin'de "Türk Yılı" olarak kutlanacağını anımsatarak, "Geleceğin turizm potansiyelinin en yüksek olduğu yer Çin. Özellikle burada yüksek sesle kendimizi ifade edebilmemiz lazım." değerlendirmesinde bulundu.

- "Kendi organizasyonlarımızı yapabilmeliyiz"

Türk mutfağında çeşitlilik anlamında sorun yaşanmadığını dile getiren Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çok zengin bir mutfağımız var. Tahıllardan deniz ürünlerine, tatlılardan zeytinyağlılara kadar çeşidimiz çok. Diğer ülkeler bizim gelişmemizi beklemiyor, onlar da ileri yürüyor. Dolayısıyla aradaki farkı kapatabilmek için çok daha hızlı ve güçlü davranmak zorundayız. Dünyadaki sayılı etkinliklerde ülke olarak görünür olmalıyız. Türkiye, dünyada gastronomik anlamda önemli ülkelerden, İspanya, İtalya, Fransa'nın yanı sıra Güney Amerika ülkeleri, Çin, Japonya gibi ülkelerde farklı zamanlarda farklı şekillerde kendini ifade etmeli. Oralarda bir organizasyon yapılmasını beklemek yerine kendi organizasyonlarımızı yapabilmeliyiz."

- "Türk mutfağı dönerle kebaptan ibaret değil"

Şahin, yurt dışında restoran açan vatandaşların da Türk mutfağını tam anlamıyla yansıtamadığını savunarak, şunları kaydetti:

"Yurt dışında Türklerin yoğun olduğu bölgelerde şöyle bir talihsizlik var; Türk mutfağı yabancıların gözünde döner ve kebap üzerine kurulu bir mutfak. Türk mutfağı dönerle kebaptan ibaret değil. Çok daha geniş, çok daha gelişmiş, içerikli, daha zengin ve hikayesi olan bir mutfağa sahibiz. Köfte, şiş kebap ve döneri de çok önemsiyoruz ama bunların yanında daha çok lezzetlerimiz, dünya mutfağında etki uyandıracak ürünlerimiz var. Tatlı denildiğinde akıllara sadece baklavanın gelmesinden kurtulmalıyız. Türkiye'de yüzlerce tatlı var. Dünya mutfağından önemli şefleri getirip mutfağımızı anlatmamız, Divle Obruğu'nu, Ermenek Tulumu'nu, nar ekşisini ya da dünyanın en iyi kuzusu denilen Trakya Kıvırcığı'nı anlatabilmemiz lazım. Oturduğumuz yerden 'Dünyanın en iyi mutfağıyız' diyerek bir yere varma şansımız yok." 

YORUMLAR

  • 0 Yorum